Hamilelik ve Annelik Eğitimi

Pekmez yemeden büyüyen nesil

Posted on: 21 Şubat 2009

eposta@kemalozer.com

Siz hiç pekmez yediniz/içtiniz mi? Yoksa pekmez yemeyi köylülük olarak görenlerden misiniz? Gelin iç seçim, yolsuzluklar, ilaç vurgunları gibi can sıkıcı konulardan uzaklaşıp pekmez nasıl yapılır, hangi hastalıklara şifa? Onlara bakıp unututğumuz bir nimetle yeniden tanışalım…

 

Çocukluğum Bozkır’ın Armutlu Köyü’nde geçti. Ortaöğretim yıllarımın yazlarını da köyde geçirirdim.

 

İpek Yolu”nun Orta Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan kolu bizim köyden geçer. Bir kısmı hala hayatta olan yolun Göksü Nehri kenarındaki “Kale Dağı” eteklerinde halen kurtarılmayı bekleyen bir “Derehanı” adlı Kervansaray’ın yanı sıra güzelim bahçe ve bağları mevcuttur.

 

Armutlu’nun en önemli özelliği hiç tartışmasız “Türkiye’nin en kaliteli pekmezini” üretmesidir. Armutlu’nun dağı taşı, Kur’an-ı Kerim’in zikrettiği nimetlerden olan üzüm bağıdır. Bu vesileyle bendeniz de bu işlerde iyi düzeyde anlarım üzüm ve pekmezden.

 

80-100 yıl arasında yaşayabilen üzüm çubuğu, Şubat-Mart aylarında dikilir. 5-7 yıllık gelişim sürecinden sonra verim en üst seviyeye çıkar.

 

Baharda budanan dalları, üzüm pekmezi için enerji kaynağıdır. Bir lamba gibi etrafını aydınlatarak muhteşem görüntüler oluşturan “Ateş Böcekleri”, görülmeye başladığı zaman yörede üzümlerin olgunlaşmaya başladığı şeklinde yorumlarınız. Buna da “ala düşme” denir.

 

Yöresel adıyla kara üzüm, kırmızı üzüm, tüter üzüm, dökülgen, günsü, erkek üzüm, karaoğlan (kecimen), şam üzümü, hesapali üzümü, gök üzüm, ak üzüm, tüter üzüm, ak parmak, kiniş üzümü, çekirdeksiz gibi türleri vardır. Bir üzüm bağından bu türlerin neredeyse tümü görülebilir.

 

Bir üzüm çubuğu, bir defada 10-40 kilo arasında üzüm verebilir. Üzümler yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi pekmez yapımında da kullanılır. Kur’an-ı Kerim üzümü, hem dünya hem de cennet nimetleri arasında sayar ve zeytin, hurma, nar ve buğday nimetleri ile birlikte zikreder.

 

Olgunlaşan üzümlerin az bir kısmı kışın tüketilmek üzer kurumaması için Göksu Nehri kenarında yetişen “kalıp urganı” diye adlandırılan sarmaşığa benzer ancak, uzun ve güçlü bitkiye sarılarak tavanlara asılır ve kış boyu yenir.

 

Bazen üzümden Peygamber s.a.v.’in “Ne güzel katıktır” diye taltif ettiği “üzüm sirkesi” yapılır. Kecimen, kişniş ve siyah üzüm ile beyaz türlerin bir kısmı ise kurutulur.

 

Pekmez baldan sonra en şifalı nimet olup en önemli enerji ve şifa kaynaklarındandır. B1, B2, B6 gibi vitaminler ve çeşitli mineral maddeler içerdiğinden faydalı bir ilaçtır aynı zamanda. Araştırmalar pekmezin B1 B2 vitamini ve demir açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymuş. İçeriğinin yüzde 80’ini karbonhidrattan oluşur ve tümünün glikoz ve fruktoz halinde olması nedeniyle sindirim sisteminde herhangi bir parçalanmaya gerek kalmadan kolayca kana geçer.

 

Pekmez, yoğun mineral ve yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve besin kaynağıdır. Günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin çok büyük bir kısmını karşılar. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, mide rahatsızlığı çekenlerin, zayıf kimselerin beslenme ve iyileşme dönemindeki tüketmeleri gereken en iyi gıdadır.

 

Krom; hamilelikte, malnütrisyonda (sağlık için şart olan, vitamin, mineral, protein ve benzeri maddelerin yetersiz alınmasından doğan hastalıkları tanımlanması) ve yaşlılıkta büyük ölçüde azalır. Üzüm içerdiği krom nedeniyle bu sorunları da çözer.

 

Uzmanlar, her gramı 3,5 kalori olan pekmezi her gün 50 gr tüketmesini herkese öneriyorlar. Kan hücrelerinin yapımında, sinir sistemi, kemik gelişimi ve cilt sağlığında, vücuttaki yağ ve kolesterol miktarının kontrolü, kansızlık, halsizliği, zayıflığı, acil enerji ihtiyacını giderici, çocuk gelişimi sağlayıcı, kemik erimesi ve ishali tedavi edici özelliği olduğu belirtilen pekmez; kan miktarını artırıp kan dolaşımını rahatlatan bir enerji kaynağıdır. Damar serliğine iyi gelen ve iştah açıcı olan pekmez, mideyi ve bağırsakları rahatlatır, böbrekleri kuvvetlendirir ve bebek gelişiminin vazgeçilmezlerindendir.

 

Endüstriyel olmayan köy pekmezi nasıl yapılır?

Üzümler toplanır. Söğüt ağacının dallarından örülmüş ve her biri 30-35 kğ üzüm alan köfünlere doldurulup merkeplerle taşınarak “şırana” (şırahane) adı verilen bölüme doldurulur. Temiz çizmelerle birkaç kişi tarafından saatlerce tepelenir. Üzümün “şıra” adı verilen suyu alttaki süzgeçli oluktan “bolum” adı verilen bölüme akar.

 

Şıralar, topraktan yapılmış şıra dağarcığına aktarılır. Burada pekmez toprağı denilen özel bir toprakla mayalanıp dinlendirilir. Sonra kepçe yerine kullanılan “kevgir”lerle süzülerek kaynatılmak üzere pekmez kazanı ve pekmez leğenlerine aktarılır.

 

Ateşin hem pekmezi kirletmemesi hem de boşa gitmemesi için özel etrafı çamurla sıvanmış bölümlerde kazan ve leğenlerde saatlerce kaynatılır. Oluşan köpüklerle alınır. Kaynayarak kızaran şıranın pekmez kıvamına gelip gelmediği, ahşap kağıt yahut kepçelerle alınan örneklerle tat ve lezzet kontrolünden geçirilir. Pekmez kıvamına gelince soğumaya bırakılır. Artık afiyetle yenme hazırdır.

 

Pekmez kıvamına gelince biraz daha kaynatılarak karıştırılarak “akıda” adı verilen daha lezzetli bir tür oluşur. Akıda, pekmeze göre iki kat daha pahalı bir türdür. Genellikle satılmaz ve özel olarak tüketilir. Pekmez kaynatılırken sadece odun yahut üzüm bağının daha öncede yakılmak üzere sarılmış halleri kullanılır yani ateşi bile bağdan.

 

Üzüm sıkıldıktan sonra geri kalan katı kısmı yani üzüm kabuğu, sapı ve çekirdeğinden oluşan posa kısmına “curba” denilirdi. Curba, kurulan mengenede sıkılarak suyundan tümüyle arındırılır.

 

Bugünlerde bitkisel ürünler satan firmalarda gramı altın fiyatına farklı adlarla satılan curbanın bir kısmı hayvanlara yem yapılır, bir kısmı ise kurtulup değirmenlerde öğütülerek “curba gavudu” denilen toz elde edilirdi. Bu toz çeşitli şekillerde tüketilirdi.

 

Bir sonraki pekmeze kadar toprak küplerde saklanan pekmez, üç öğün sofralarda yerini alır. Pekmezden,  pekmez helvası, pişmaniye, bazana gibi tatlılar yapılır. Yoğurda ve kara ilave edilerek yoğurtlu ve karlı pekmez tatlısı elde edilir.

 

Pekmez en iyi tatlandırıcıdır. Ekşi erik hoşafını tatlandırması için eklenir. Pekmez şerbeti yapılmasının yanı sıra şeker yerine birçok yiyecekte kullanılır.

 

Çocukluğum yıllarında çayı Tekel üretirdi. Genellikle 100 gr’lık minik paketler olurdu. Her bakkaldan çay alamazdık. Kendi bakkalınızdan bile 100 gr’lık bir veya birkaç çay paketi almak için mutlaka yanında başka ürünler satın almanız gerekirdi. Çayı buldunuz ya şeker? Birçok ürün gibi şekerde yağda karaborsa… Hem Tekel’in siyah çayı için hem de evlerimizde sürekli içilen “kır çayı-dağ çayı” da çok az bir pekmez ilavesi ile tatlandırılır.

 

Köylü tüm pekmezi yiyecek değil elbette. Bu kadar bağın üzümden elde ettiğiniz pekmez iaşeniz için paraya dönüştürül.

 

Üzüm Pekmezi Tebliği‘nde pekmez nitelikleri ile ilgili resmi bilgileri görmek mümkün. Ancak bugün market raflarındaki en ücra köşelerinde yer bulabilen pekmezlerin bizim pekmezlerle mukayese ekmek haksızlık olur.

 

Kola illetinin müptelası haline getirilmiş buna rağmen ömründe hiç pekmez yememiş o kadar çok genç var ki bu ülkede! Bu yüzde küçük bebekler bin bir tür hastalık nedeniyle ömrünü hasta odalarında geçirip, gencecik hayatlarını kaybediyorlar. Hâlbuki benim dedelerim, ninelerim ve onların çağdaşları bu tür doğal gıdalarla beklenerek hiç doktor yüzü görmeden, hiç yapay ilaç kullanmadan bir hayat sürdüler. Üstelik bugünkü yaş ortalamasından daha fazla.

 

Şimdi vahyin çağrısına kulak verip akledenlerden olma vaktidir.

 

İnşaallah “üzüm”le devam edeceğiz…



www.kemalozer.com

www.gidahareketi.org

www.timeturk.com

www.barkom.com.tr

www.akillikilit.com
www.kanbankasi.com

Reklamlar
Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Timeturk.com Haberin gerçek adresi

RSS Aile & Sağlık Haberleri

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Birtabak.com Tarifler

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS İksir

  • HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİ
    KABIZLIK – Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir. – Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir. – Erik’in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur. – Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yaprakla […]
  • Strese karşı melissa çayı
    Çayın kasları gevşetici özelliği bulunduğunu dile getiren Tuncer, “Melissa, büyük bir huzur verir. Melisa bitkisi özü, sinir sistemini gevşetici ve uykuyu kolaylaştırıcıdır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Elif Tuncer, melissa bitkisinin sinirsel kökenli çarpıntılarda, hafif dep […]
  • Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)
    Günümüz dünyasında genetiği değiştirilmiş yaklaşık 1600 gıda maddesi var. Doç. Dr. Mesut Başak, bu ürünlerden uzak durmanın mümkün olmadığını belirtirken, mısır ve soyaya dikkat çekti. Çünkü bu ürünlerin katkı maddesi olarak kullanıldığını ve bu sebeple birçok ürünün içinde yer aldığını ifade etti. `Özellikle mısır nişastası, bebek mamaları ve tatlılarda yoğ […]

RSS Portakal Ağacı

  • Başlıksız
    Cok uzun zamandir bloga yazi yazamadim ama bu surecte hayatimi degistirecek onlarca olay yasadim... En onemlisi 3 minigim biraz daha buyuduler, 11-8-5 olacak yaslari birkac aya... Ben yazin 4. bebegimi kaybettim... Sonra 3 Kasim’da 38. yas gunumde ilk cocuk kitabim...

Blog Stats

  • 1,701,778 hits

RSS Gidahareketi.org

  • Aşı düzenbazlığı: Şok olmak için izleyin
    Fazla söze gerek yok. Aşı yalanıyla insanlığın nasıl soyulduğu ve hasta edildiğini görmek için gerçek hikayeleri ve düzenbazlıkları doktorlardan dileyin.
  • Devlet parasıyla korkunç katliam - 1
    Eşi benzeri az görülür, bin yıldır adı dillerden düşmeyen, büyük filozof, ilim adamı, eşsiz hekim İbn Sina’nın benzersiz külliyatı El-Kanun Fi’t Tıbb’ın yanlış tercüme edildiği ortaya çıktı. Bir Kamu kurumu olan Atatürk Kültür Merkezi’nce 6 cilt olarak yayınlanan El-Kanun Fi’t Tıbb’ın tercümesinde, insan sıhhatini tehlikeye düşürecek hataların yer aldığı gör […]
  • Zehir yumurtada değilsede tarlada!
    Bingöl’de yapılmış bir araştırma. Akademisyenler Adaklı ilçesindeki elma üreticilerine soruyor: “Kullandığınız tarım ilacı kısa süreli zehirlenmeler yapabilir mi?”... Yüzde 90’ı “Evet” diyor.
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın ge […]
  • Her yıl 25 milyon çocuk doğmadan infaz ediliyor
    Dünya'da her yıl 25 milyon 'güvensiz' kürtaj yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya genelinde her yıl yaklaşık 25 milyon "güvensiz" kürtaj yapıldığını duyurdu.
  • Bu zulüm sadece Türkiye'de görülür
    Devlet dediğin böyle olmalı. Hamuduyla götürene af, damgasız 15 yumurtaya 15 bin lira ceza kesmeli. Amaç milletin kendi imkanlarıyla geçinmesini engelleyip, büyük şirketlere mahkum etmek olmalı. Herkesi şirketlerin ve zenginleri köleşi yapmalı devlet dediğin. Yazık ki bu Avrupa'da değil, Türkiye'de oluyor. Ama kimse korkmayıp inadına direnmeli. Dir […]
  • GDO ile ilgili şok gelişme
    GDO’lu gıdalarla beslen farelerin kötü sonu! Bu hale geldiler
  • Şimdi de ilaçlı yumurta skandalı
    Avrupa'da böcek ilacı içeren yumurtaların yarattığı kriz 7 ülkeye yayıldı - Krizin Belçika'da bir şirketten kaynaklandığı düşünülüyor - Hollanda, Almanya ve Belçika'da milyonlarca yumurta raflardan kaldırılırken, birçok tavuk çiftliğinin faaliyeti durduruldu - Yumurta krizi AB ülkeleri arasında karşılıklı suçlamalara yol açtı […]
  • Ambalajlı su firmalarına çağrı
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi olarak geçtiğimiz yıllarda Ambalajlı Su Raporu yayınlamıştık. Raporu şimdi güncelliyoruz. Son SU RUHSATINA ESAS ANALİZ SERFİKANIZIN göndermeyi unutmayın.
  • Beyin ölümü yalanı çöpe atıldı
    Şoke eden araştırma… Öldükten sonra beyin çalışmaya devam ediyor. Kanada'da yapılan yeni bir araştırmanın sonuçları tüyler ürperten türden... Buna göre bazı kişilerin beyin aktiviteleri öldükten sonra en az 10 dakika daha devam edebiliyor.
%d blogcu bunu beğendi: