Hamilelik ve Annelik Eğitimi

Bebeklerin ay ay gelişimleri nasıl olur?

Posted on: 26 Nisan 2009

Doğumdan sonraki ilk yıl bebeğinizi çok hızlı bir gelişim süreci bekliyor. Siz de bu keyifli süreci ay ay takip edebilirsiniz.

Yumuk yumuk gözlerini aralayarak size bakan bebeğiniz, o muhteşem duyguyu yani anne-baba olmanın tarifsiz hissini size yaşatıyor. İşte sizi bu süreçten sonra uzun bir maraton ve her ay bebeğinizle birlikte yaşayacağınız farklı bir macera bekliyor. Unutamayacağınız küçük anılarla dolu olacak yaşamınızda bebeğinizle birlikte onun gelişim evrelerini keşfetme şansı bulacaksınız. Onun gelişimine destek olmak, bu keşif döneminde sizin en önemli göreviniz. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer Seçkin, bebeklerin ilk yılında ay ay gelişim özelliklerini anlattı ve onun gelişimine destek olabileceğiniz önerilerde bulundu.

Yenidoğan dönemi

Yeni doğan bebekler zamanın büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Uyandığında ağlayarak acıktığını belli eder. Her beslenme sonrası kısa bir süre uyanık kalır. Karın üstü yatırılan yeni doğan bebekler, tüm eklemlerini bükülü pozisyonda tutar. Doğumdan 5 ya da 8 hafta sonra bu pozisyon kendiliğinden kaybolur. Ayrıca hareketsiz durmazlar; ellerini, bacaklarını sürekli oynatırlar. Henüz baş ve boyun kasları gelişmediğinden, başını kaldıramaz, çeviremez ve sırt üstü yatırıldığında başını tutamaz. Başı öne ya da yana düşer. Parmaklan ile avucuna konan cisimleri sıkıca kavrar. Şiddetli ışık ve sese karşı tepki gösterir. Emzirme sırasındaki dokunma çok daha önemlidir. Açlık nedeniyle ağlayan bebeği an- j ne sütü kadar annenin kokusu, sıcaklığı ve göğüslerin yumuşaklığı da sakinleştirir. Bebek sizi anlamıyor gibi görünse de, onunla konuşmaya çaba gösterin. Bebekle konuşurken yüz yüze ve göz göze gelmeye özen gösterin. Sizi görebileceği yakınlıkta durun. Çünkü bebekler canlı renklen siyah-beyaz kontrastını görür. Bu dönem için müzik kutuları ve beşiğe asılan renkli, sallantılı oyuncaklar onun için uygundur. Bebeğin ilk konuşma girişimi şiddetli sesle ağlamadır.

Hamilelik ve Annelik eğitimi

1. AY

İlk bir aya giren bebekler zamanın yüzde 70 ve 80’nini uyuyarak geçirir. Acıktığını ağlayarak belirtir. Beslenme sonrası bir süre uyanık kalarak çevresiyle ilgilenir. Karın üstü yatırıldığı zaman üç saniye kadar başını kaldırmayi başarabilir. Vücudunu ileri geri ve yana hareket ettirmeye çalışır. Ellerinden tutulup oturur pozisyona getirilmeye çalışılırsa başı geriye düşer. Boyun kasları ağır kafasını tutabilecek güçte değildir. Bebek yanlardan desteklenirse başını bir-iki saniye kadar tutabilir. Parmaklarıyla refleks olarak cisimleri sıkıca kavramaya bu ay da devam eder. Yirmi santimetre uzaklıktaki cisimlere gözlerini dikip bakmaya başlar, 45 dereceye kadar gözleriyle takip edebilir. Emzirme esnasında gözlerini sevgiyle annesine diker. Anne sıcaklığı, kokusu ve teması onu çok rahatlatır. Emzirme ve bebeği biberonla beslemek, anne-bebek arasında kurulan çok özel anlardır. Bebek, anne tarafından kucağa alındığında genelde sakinleşir ve rahatlar.

2. AY

Bebeğin kişiliği bu aydan itibaren belirginleşmeye başlar. Anne, bebeğin ağlama tarzından ne istediğini ayırt edebilir. Uykusu olan bebek zayıf ses tonuyla, yorgun ve aralıklı ağlarken, acıkan bebek şiddetli ve sürekli âğlar. Memnuniyet, sevgi ifadesi olan ilk gülücükler ise bu ayda başlar. Karın üstü yatırıldığı zaman 10 saniye kadar başını yerden 45 ece kadar kaldırır. Bebeğin baş kontrolü artık iyice gelişmiştir. Ancak hala dik oturamaz. Sırt ve boyun kaslarının gelişimine yardımcı olabilmek için, onu uyanıkken günde birkaç kez 10 dakika kadar yüzüstü yatar durumda bırakmalısınız. Bebek parmakları ile cisimleri eskisi kadar sıkı kavramaz, ama parmaklarını kolayca açar. Eliyle değişik dokuların farklılığını algılamaya başlar. Bebeğin oyuncaklara erişebilmesini sağlamak için onun görebileceği yerlere koyarak uzanmasını sağlayın. Bu yaş grubu için beşiğe asılan canlı renkli, hareketli oyuncaklar uygundur. Bebeğin ilk çıkarmaya başladığı sesler "ah, aha, ha, eğ"dir. Gülerek veya sesler çıkartarak iletişim kurmaya çalışan bebekler, mimiklerinizi ve dil çıkarma gibi yüz hareketlerinizi taklit eder. Bebeğin ev içindeki yerini sürekli değiştirin; öyle ki çevresindeki farklı uyaranlar (olaylar, görüntüler…) bebeğin sıkılmasını engeller, çevresini daha çabuk tanımasını sağlar.

3. AY

Bebek karın üstü yatırıldığında başını bir dakika kadar kaldırabilir. Kollarına iyice dayanmaya başlar. Ellerinden tutulup oturtulmaya çalışıldığında, başı geriye daha az düşer. Bebek yanlardan desteklenip oturtulduğunda ise, başını orta hatta yarım dakika kadar tutabilir. Üçüncü ayda bebek kendisiyle yüz yüze gelen ve konuşmaya çalışan tüm insanlarla ilgilenir. Altıncı aya dek yabancıları ayırt etmeden kendisine sevgiyle yaklaşan herkese gülücükler dağıtır. Gözleriyle cisimleri 180 derece izler. Eline verilen çıngırakla oynamaya başlar ve çıngırağı ağzına götürür.

4. AY

Karın üstü yatırıldığı zaman tüm kaslarını hareket ettirir. Bu dönemdeki hareketleri yüzmeye benzetilebilir. Ellerinden tutulup oturur pozisyona getirilmeye çalışılırsa başı geriye düşmez. Bebek yanlardan desteklenip oturtulursa dengesini kurmaya çalışır. İki elini eşit kullanarak orta hatta elleriyle oynar. Eline verilen oyuncağı ağzına götürmek ister. Bu yaş grubu için beşiğe asılan canlı renkli, hareketli oyuncaklar uygundur. Sallantılı oyuncaklar, bebeğin görebileceği ve erişebileceği mesafeye aşılmalıdır. Beşiğine, üzerine basıldığında, yatırıldığında veya itildiğinde sesler çıkaran oyuncaklar yerleştirilmesi, bebeğin kendi ayaklarını, sırtını daha iyi algılamasına ve seslerle ilgilenmesine yardımcı olur. Yüksek sesle gülmeye başlar. Dudaklarını kapatarak havayı hapseder. Aniden havayı bırakarak "v, s, th" gibi sesler çıkarmaya başlar. Bebeğinizle bu evrede bol bol konuşun. Bebeğin ilk konuşma girişimi ağız ve tükürük hareketleriyle gerçekleşir. Söylediğinizi taklit etmeye çalışır. Bebeği konuşmaya teşvik etmek için çıkardığı seslerin benzerleriyle ona yanıt verin (örneğin "agu"). Odasına kendini seyredebileceği bir ayna yerleştirebilirsiniz.

Hamilelik

5 AY

Karın üstünden sırt üstüne dönmeye başlar. Bebek dik tutulursa kısa süreli basabilir. Yatarken erişebileceği mesafeye asılan
renkli, hareketli oyuncaklarla ilgilenir, uzanmaya çalışır, ancak henüz tam yakalayamaz. Dokunma beşinci aydan İtibaren önemini
kaybederek yerini görmeye bırakır. Görmesi iyice keskinleşir. Bebek kendini tanımaya başlar, adı çağrılınca dönüp bakabilir, kendisini aynada görünce sevinebilir. Annenin ses tonunu ve yüz mimiklerini anlamaya başlar. Kızgınlık, korku ve endişeyi algılayarak ve çığlıklar atmaya başlar.

6.AY

Bu dönemde bebekler zıplatılmaktan, dik olarak basmaktan zevk alır ve destekle oturabilir. İlgisini çeken oyuncakları tüm avucuyla yakalar. Oyuncakları bir elinden diğerine geçirmeye başlar. Seslerin geldiği yöne başını çevirebilir. Artık yabancıları tanımaya başlar, ancak onlardan henüz korkmaz. Tek heceleri arka arkaya ekleyebilir; "da-da-da, ma-ma-ma" gibi… Seslere ilgisi çok artar. Kendisi de ses çıkarmaktan hoşlanır. Bebeğinize kısa masallar okumaya bu dönemde başlayabilirsiniz. Bebekler bu aylarda oldukça sosyaldir. Ailesine kısmi de olsa gülümseyerek yanıt verebilir.

7. AY

Artık bebeğiniz sırt üstü pozisyonundayken karın üzerine dönebilir. Dik olarak tutulduğunda ayaklarının üzerine basar ve adım atmaya çalışır. Ellerini iyice kullanır; cisimlere uzanır, tutar, bırakır, yere düşenleri bakışlarıyla aramaya başlar. İki eliyle aynı anda iki farklı cismi tutabilir. Çocuk "ce" oyunu (saklanma ve ani ortaya çıkma) oynamaya başlar. "Ha – ha, epa" gibi hecelerle konuşmaya çabalar.

8. AY

Bebekler bu dönemde yerde kendi ekseni çevresinde yuvarlanarak tam dönebilir. Ellerinden tutulduğunda kendini çekerek tam oturur,
Uzun süre yardımsız oturabilmesine karşın, sırtı hala tam dik değildir. Otururken dengesini bulabilmek için kollarını kullanır. Bebek dik tutulunca basar ve adım atmaya çalışır. Oyuncaklarıyla daha çok vakit geçirmeye ve onları parmak uçlarıyla kavramaya başlar. Elindeki oyuncaklara ve çevresine karşı dikkat ve konsantrasyonu giderek gelişir. Bu dönemde artık çevresindeki kişileri iyice tanıyan bebeğiniz, bir yabancı gördüğünde korkmaya başlar. Etrafındaki insanların hareketlerini seyreder. Ses tonunu kısık veya yüksek olarak ayarlayabilir

9. AY

Bu aylarda bebekler emeklemeye başlar. Bir dakika süreyle yardımsız oturabilir, Çevresindeki eşyalara tutunarak ayakta durabilir, Telefon ve zil sesine ilgi gösterir. Kutu içersindeki oyuncakları çıkarmaya başlar. Ayrılma korkusu bu yaşta belirginleşir. Anne-babanın evden ayrılması, sıkıntı ve koku yaratır, Bu dönem 18, aya kadar sürer, Bu dönemin kolay atlatılabilmesi için, işe gitme gibi zorunlu ayrılıklarda anne-babanın bakıcıya güvendiğini ve sevdiğini bebeğe tavırlarıyla belli etmesi, evden çıkmadan bir süre bakıcıyla birlikte bebekle oynanması yararlıdır. Ayrılık vakti geldiğinde bebeğin tüm karşı koymaları, huzursuzluğu ve tepkisine karşı, evde fazla oyalanmadan çıkılmalıdır. Ayrılırken her seferinde bir elveda öpücüğünden sonra dönüş saati bebeğin anlayabileceği biçimde söylenmelidir. "Burnun nerede? Kulağın nerede?" gibi organ adlarını oyun ile söylemek yararlıdır. Bebeğin ağzına alabileceği türden oyuncaklar seçin. Bebeğin her söyleneni anlamasını beklemeden, yanında yaptığınız tüm işlerle ilgili açıklamalarda bulunun. Resimli kitapları bebeğe göstererek okuyun. Bebeğin ilgisini çekmiyor gibi gözükse de, bu tür eğitici faaliyetlerden vazgeçmeyin. Bebek "Ba, -ba, -de, – de, -ma, – ma" gibi sözcükleri başta anlamlarını bilmeksizin söyler. Anlamlarını bilerek söylemesi 1 yaşını bulur. Bebek yardımsız oturur ve emekler. Yardımla ayağa kalkar. Mobilyalara tutunarak ayakta kalabilir. Bu dönemdeki bebek her şeyi tek başına yapmak ya da denemek isteyebilir. Tehlikeli davranışlarına "Hayır" gibi sözcüklerle sınırlama getirin, Bebek tehlikeli hareketleri genelde tekrarlamaya eğilimlidir.

10. AY

Kendi kendine oturur duruma gelir. Sırtı tamamen dik durabilir. Mobilyalara tutunarak ayağa kalkar. Cisimlen işaret ve başparmakları arasında tutmaya çalışır. Elindeki iki küpü birbirine vurabilir ve ellerini çarpabilir. Oyuncaklarını atmaktan hoşlanır. Parmağı ile işaret etmeye, bay bay yapmaya başlar. Misafirlerden, ilgi çekmekten ve sevilmekten hoşlanır. Oyuncak bebeğin gözü gibi ince detayları fark eder. Anne, baba nerede diye sorulunca gözlerini anne ve babasına diker.

11. AY

Çok hızlı emekler Mobilyalara tutunarak etraflarında yürür. Elinden tutulduğu zaman yürür. Sakladığı cisimleri bulur, hafızası gelişmiştir. Araba veya oyuncakları ipinden çekerek hareket ettirir. Eline verilen kek veya bisküviyi tek başına yer. Bardak veya biberondan tek başına su içebilir. Tek heceli ve anlamlı sözcükler söylemeye başlar. "Hayır" kelimesinin ne anlama geldiğini bilir ve "Hayır" denildiği zaman anneye bakarak tepkisini anlamaya çalışır. Kısa sürede unuttuğu için hayır kelimesi sıklıkla istenmeyen şeyler için tekrarlanmalıdır.

12. AY

Bu yaştaki çocuklar dış dünyaya dönüktür. Yine de düşme gibi zor ve tehlikeli durumlara karşı sürekli yanlarında ev büyüklerinden birinin bulunmasını isterler. Anne-babasını bir arkadaştan çok danışman ve yol gösterici olarak görürler. Sizinle oyun oynama yerine daha çok yardıma gereksinimleri olduğu zaman iletişim kurarlar. Sizin önerileriniz ve varlığınız çocuğun problem çözme yeteneğini olgunlaştırır. Bu dönemde "ben" (ego) gelişimi hızlıdır. Çocuğun kendi benliğini iyi olarak algılamasını sağlamak, kendine olan güven duygusunu artırmak için gereklidir. Bu nedenle emirleri yerine getirme, merdiven çıkma gibi hareketlerini "Bravo, aferin, çok güzel yaptın" gibi övücü ifadelerle ödüllendirmek gereklidir. Anlamını bilerek baba, mama gibi basit iki-üç sözcük söyler. Anneden ayrılma korkusunu taşımakla birlikte, bütün gününü çevresini keşfederek geçirir. Yürümesi 12 ve 16. aylar arasında düzgünlesin Oturur durumdan ayağa kalkarak evi dolaşır. Ona kısa öyküler anlatın ya da masal okuyun. Resimli kitaplardaki resimleri konuşun. Kendinizin ve bebeğin üzerinde belli başlı organları isimlendirmeye çalışın.

Reklamlar

1 Response to "Bebeklerin ay ay gelişimleri nasıl olur?"

bebeğim 4 . ayından 2 hafta aldı başını tutuyor ama hafif sallanıyor arada bunun nedeni nedir acaba? şimdiden teşekürler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

RSS Timeturk.com Haberin gerçek adresi

RSS Aile & Sağlık Haberleri

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Birtabak.com Tarifler

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS İksir

  • HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİ
    KABIZLIK – Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir. – Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir. – Erik’in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur. – Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yaprakla […]
  • Strese karşı melissa çayı
    Çayın kasları gevşetici özelliği bulunduğunu dile getiren Tuncer, “Melissa, büyük bir huzur verir. Melisa bitkisi özü, sinir sistemini gevşetici ve uykuyu kolaylaştırıcıdır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Elif Tuncer, melissa bitkisinin sinirsel kökenli çarpıntılarda, hafif dep […]
  • Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)
    Günümüz dünyasında genetiği değiştirilmiş yaklaşık 1600 gıda maddesi var. Doç. Dr. Mesut Başak, bu ürünlerden uzak durmanın mümkün olmadığını belirtirken, mısır ve soyaya dikkat çekti. Çünkü bu ürünlerin katkı maddesi olarak kullanıldığını ve bu sebeple birçok ürünün içinde yer aldığını ifade etti. `Özellikle mısır nişastası, bebek mamaları ve tatlılarda yoğ […]

RSS Portakal Ağacı

  • Başlıksız
    Cok uzun zamandir bloga yazi yazamadim ama bu surecte hayatimi degistirecek onlarca olay yasadim... En onemlisi 3 minigim biraz daha buyuduler, 11-8-5 olacak yaslari birkac aya... Ben yazin 4. bebegimi kaybettim... Sonra 3 Kasim’da 38. yas gunumde ilk cocuk kitabim...

Blog Stats

  • 1,798,545 hits

RSS Gidahareketi.org

  • Kemal Özer'den yepyeni bir kitap
    Kemal Özer'in yeni kitabı Gülen Şeytanlar Tarihi, Pavlus'tan Sabetay Sevi'ye, Sion'dan FETÖ'ye kripto fitnecileri ele alıyor. Kısaca 2 bin yıllık bir tarihi özetliyor.
  • Şekere 'formalin' zehri eklemişler
    Sayıştay, tüm şeker fabrikalarını denetledi. Ortaya çok edici bir sonuç çıktı. Tüm fabrikalar şekere ‘Formalin’ adlı zehir ekliyormuş.
  • Şeytanî kibir suvası sular altında
    ‘Küresel ısınmaya, depremlerin en şiddetlisine, her türlü patlamaya, meteor düşmesi ve hatta nükleer saldırılara karşı dirençli’ diye kibirleniyorlardı, suya bile dayanamadı. Tabii tohumları insanlığın elinden alıp, yaratılışına müdahale edilmiş hibrit ve GDO’lu tohumları dayatmak için 2007’de kurulan ve ‘kıyamet günü kasası’ diye de adlandırılan ‘Svalbard K […]
  • Gıda Hareketi’nin benzersiz su raporu 14. kez güncellendi
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin beş yıl önce hazırladığı bir benzeri daha olmayan su raporu 14’ncü kez güncellendi.
  • Sağlık Bakanlığı: NBŞ zehirdir
    Tarihi raporda, nişasta bazlı şekerlerin zararları saymakla bitirilemezken, hükümetten kotaların biran önce düşürülmesi talep edildi. Hükümet son 16 yılda 2017 yılı hariç her yıl NBŞ kotalarını ülkenin ihtiyacı olmadığı halde artırmıştı. Sağlık Bakanlığı, kamuoyunda ciddi tartışma konusu olan nişasta bazlı şekerlerle ilgili Bilim Kurulu’nu 8 yıl sonra yenide […]
  • Olacak şey değil...
    Haramın hamuduyla götürüldüğü bir çağda, şu köylünün yaptığı olacak şey değil.
  • Aşı düzenbazlığı: Şok olmak için izleyin
    Fazla söze gerek yok. Aşı yalanıyla insanlığın nasıl soyulduğu ve hasta edildiğini görmek için gerçek hikayeleri ve düzenbazlıkları doktorlardan dileyin.
  • Devlet parasıyla korkunç katliam - 1
    Eşi benzeri az görülür, bin yıldır adı dillerden düşmeyen, büyük filozof, ilim adamı, eşsiz hekim İbn Sina’nın benzersiz külliyatı El-Kanun Fi’t Tıbb’ın yanlış tercüme edildiği ortaya çıktı. Bir Kamu kurumu olan Atatürk Kültür Merkezi’nce 6 cilt olarak yayınlanan El-Kanun Fi’t Tıbb’ın tercümesinde, insan sıhhatini tehlikeye düşürecek hataların yer aldığı gör […]
  • Zehir yumurtada değilsede tarlada!
    Bingöl’de yapılmış bir araştırma. Akademisyenler Adaklı ilçesindeki elma üreticilerine soruyor: “Kullandığınız tarım ilacı kısa süreli zehirlenmeler yapabilir mi?”... Yüzde 90’ı “Evet” diyor.
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın ge […]
Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: