Hamilelik ve Annelik Eğitimi

Yenidoğan sarılığı

Posted on: 26 Nisan 2009

Prof. Dr. Barbaros Ilıkkan
Sarılık yaşamın ilk haftalarında tüm yenidoğanların yüzde 60’ında görülür. Çoğunlukla bir hastalık nedeni değildir. Bebeğe zarar vermeden kendiliğinden geçer. Yeni doğan bebeğin erişkine göre daha yüksek olan hemoglobin değeri, kırmızı kan hücrelerinin kısa yaşam ömrü ve karaciğerlerin bilirubin’i ortamdan uzaklaştırabilme kapasitelerinin yetersiz olması sarılığın nedenidir.

Hastalıkla karıştırmayın!

Sarılığın izleminde önemli olan; hastalık nedeni olan sarılık ile yenidoğan dönemine özgü doğal sarılığın birbirinden ayırt edilmesidir. Bu da bebeği izleyen çocuk doktorunun görevidir. Bir hastalık sonucu olan sarılıkta bilirubin seviyeleri tehlikeli düzeylere çıkabilir ve özellikle sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebilir. Tehlikeli değerler bebeğin kaç günlük olduğuna, artış hızına, bebeğin ağırlığına ve hasta olup olmadığına göre farklılık gösterir. Bu nedenle sadece bilirubin’in rakamsal değeri ile karar vermek kesinlikle doğru değildir.
Yaşamın ikinci gününden itibaren başlayan, üç haftadan uzun sürmeyen, 15mg/dl’yi geçmeyen, sadece indirekt bilirubin’in yükseldiği ve kan uyuşmazlığı olmayan sarılıklar çoğunlukla fizyolojiktir ve tedavi gerektirmez. Bu tanımın dışında kalan sarılıklı bebekler çok yakından izlenmelidir. Sarılığın nedeni çok sayıda hastalık olabilir. Bu durumda önemli olan, sarılığın nedenini bulup, gerekiyorsa erken dönemde tedavisine başlayabilmektir. Kan uyuşmazlığı, karaciğer hastalıkları, hipotiroidi, enfeksiyon ve bazı özel beslenme gerektiren hastalıklar sarılığın nedeni olabilir ve tedavide gecikme, geri dönülemez hasarlar bırakabilir.

Yaşamın İlk 5-6 günü çok önemli

Yeni doğan bebekte önemli olan, sarılığın bir hastalığa bağlı olmadığına karar verebilmektir. Yaşamın ilk 5-6 günü, sarılık izleminde çok önemlidir. Bu dönemde yakın doktor-hasta ilişkisi, erken tanı ve gereken önlemlerin alınması için şarttır. Bir hastalık nedeni olabilecek sarılıklar çoğunlukla ilk 24 saatte ortaya çıkar ve hızla yükselir. Bu nedenle ilk 24 saatte sarılığı başlayan bebekler nedeni anlaşılıncaya kadar, tetkik ve sarılığın fototerapi veya gerekirse kan değişimi ile tedavisi için hastanede tutulmalıdırlar.
Yenidoğan sarılığı büyük bir çoğunlukla doğaldır ve tedavi gerektirmez. Sağlıklı bebeklerde yaşamın 4-6. günlerinde en yüksek bilirubin seviyelerine ulaşır ve sonra yavaş yavaş 3-4. haftalarda normal değerlere iner.

Doğal sarılığın uzaması

Doğal sarılığı olan bebeklerde bu dönemin uzamasının iki önemli nedeni, yeterli beslenememe ve anne sütü sarılığıdır.
Yeni doğan bebekte önemli olan, sarılığın bir hastalığa bağlı olmadığına karar verebilmektir.
Yaşamın ilk 5-6 günü, sarılık izleminde çok önemlidir. Bu dönemde yakın doktor-hasta ilişkisi, erken tanı ve gereken önlemlerin alınması için şarttır.
Yeterli beslenememe, sarılık nedeni olan maddenin (bilirubin) atılımını yavaşlatır ve kandaki değerler bu nedenle uzun süre yüksek kalır, bu durum çoğunlukla tehlikeli düzeylere ulaşmasa da olasılık her zaman vardır. Beslenmenin yakından izlenmesi ve anneye emzirme eğitiminin sağlanması bu olasılığı kolaylıkla engelleyecektir.
Sadece anne sütüyle beslenen ve iyi büyüyen bebeklerde büyük olasılıkla sütte bulunan doğal bir madde nedeniyle sarılık uzun sürmekte ve yüksek düzeylere çıkabilmektedir. Bu tip sarılığın, çoğunlukla tehlikeli olmamakla beraber doktor kontrolünde izlenmesi gereklidir. Tedavinin bebeğin anne sütünden kesilerek yapılması hiçbir zaman uygun değildir. Bu, annenin sütünün tamamen kesilmesine neden olabilir.
Yaşamın ilk günlerinde hastane koşullarında doğru ve ayırıcı tanı, bebeği hem olası tehlikelerden zamanında korur hem de doğal sarılık kararı verildiğinde yaşamın ilerleyen günlerinde gereksiz tetkikler yapılmasına engel olur.

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

RSS Timeturk.com Haberin gerçek adresi

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Birtabak.com Tarifler

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS İksir

  • HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİ
    KABIZLIK – Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir. – Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir. – Erik’in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur. – Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yaprakla […]
  • Strese karşı melissa çayı
    Çayın kasları gevşetici özelliği bulunduğunu dile getiren Tuncer, “Melissa, büyük bir huzur verir. Melisa bitkisi özü, sinir sistemini gevşetici ve uykuyu kolaylaştırıcıdır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Elif Tuncer, melissa bitkisinin sinirsel kökenli çarpıntılarda, hafif dep […]
  • Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)
    Günümüz dünyasında genetiği değiştirilmiş yaklaşık 1600 gıda maddesi var. Doç. Dr. Mesut Başak, bu ürünlerden uzak durmanın mümkün olmadığını belirtirken, mısır ve soyaya dikkat çekti. Çünkü bu ürünlerin katkı maddesi olarak kullanıldığını ve bu sebeple birçok ürünün içinde yer aldığını ifade etti. `Özellikle mısır nişastası, bebek mamaları ve tatlılarda yoğ […]

RSS Portakal Ağacı

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Blog Stats

  • 983,265 hits

RSS Gidahareketi.org

  • İsrail'den Filistin'e yönelik tarım terörü
    İsrail’in uçaklarla Gazze Şeridi’ne böcek ilacı ve henüz içeriği tespit edilemeyen kimyasallar püskürtmesi nedeniyle 90 dönümden büyük alan üzerine ekili mahsullerin telef olduğu bildirildi.
  • Parkinson hastalığı korkunç boyutlara ulaştı
    Parkinson Hastalığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Emre, "Dünyada 5 milyon, Türkiye'de 100 bin civarında Parkinson hastası bulunuyor. Her yıl yaklaşık 10 bin yeni teşhis konuluyor" dedi.
  • Gıda ve biyolojik silahlar Kırmızı Kitab'a girdi
    Bu ay içinde yenilenecek Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde (MGSB), ‘gıda güvenliği başlığı’ da ayrıntılı biçimde yer alacak. Sayfa sayısı azaltılan MGSB’de, yeni ulusal tehdit tanımları yazılırken, ‘sağlık güvenliği’ ve ‘gıda güvenliği’ ayrı başlıklar olarak sunulacak
  • Sağlık Bakanlığı komünizm ilanına hazırlanıyor
    Sağlık Bakanlığı'nın yanlışlarını ortaya koyan uygulamaları eleştirenlere karşı yasak getirilmeye çalışılıyor. İlaç endüstrisinin isteklerini yerine getirmek için var gücüyle çalışan, Sağlık Bakanlığı, 'ekran sertifikası' adını verdiği sansür girişimi alay konusu oldu. Bakanlığın, Stalin dönemi uygulamalarını hatırlatan girişimi, bilim yalanla […]
  • GDO'lu ekmek: Ticari ahlakın geldiği nokta!
    Manisa'da bir ihbarı değerlendiren zabıta ve polis ekipleri, hayvan damında hayvan yemiyle ekmek üretimi yapan bir işletmeye yaptığı operasyonla hijyensiz koşullarda üretilmiş çok sayıda ekmeğe el koydu. Piyasadaki hayvan yemlerinin tümünün GDO'lu, mısır ve GDO'lu soya içerdiğini düşündüğünüzde "Türkiye'de GDO'lu gıda yok" […]
  • Kemal Özer, Gündem Ötesi'nin konuğu
    Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer ile Prof Dr Canan Karatay, TRT1'de yayınlanan Pelin Çift'le Gündem Ötesi programının konuğu
  • Erdoğan ailesi nasıl besleniyor?
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zevcesi Emine Hanım'ın geleneksel hayata yönelik ilgisi biliniyor. Efkâr-ı umimiye yansıyan haberlere göre Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın mutfağı oldukça mütevazı. Anadolu'nun geleneksel mutfağından farkı neredeyse yokmuş. Emine Erdoğan limon ve elma kabuklarını ziyan etmiyor, onlardan sirke kurduruyormuş... […]
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk. […]
  • İşte deccalî bir hikaye
    Çok değil 115 yıl önce başladılar. Bugün deccalî bir güce eriştiler. Bakara Suresi'nde anlatıldığı üzere "hars (tohumu) ve nesli yok etmek" için var güçleriyle çalışıyorlar. Yığınlar, akademiler, bürokrasiler ve devletler ona karşı sessiz hatta zaaf içindeler. Herkes küçük dünyasının içinde kaybolmak uğruna sesini yükseltmiyor. Bu şer yapılarr […]
  • Roma'da 'kadın' yasaklandı
    Roma Belediyesi, kadın bedenini ticaretle bağdaştıran ve cinsiyet objesi olarak kullanılmasını yasakladı. Aynı yasağın Türkiye'de olduğunu bir düşünün. Buna muhtemelen önce "kadın hakları" dernekleri itiraz ederdi.
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: