Hamilelik ve Annelik Eğitimi

Bebeğinizin uyku saatleri

Posted by: hamilelik on: 19 Mayıs 2009

Bebeklerde uyku düzeninin oturtulması ailenin en onemli sorunlarından biri olmaktadır. Bu yazıda sizlere bu konuda birkaç öğüt verilecektir.

0-3 ay: Yeni doğan bebeğiniz ilk haftalarda günde 17-18 saat uyur. 3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer. Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez. Böylece bu dönemde siz de hiçbir zaman 2-3 saatten fazla aralıksız uyuyamazsınız. Ya beslemek için, ya altını almak için veya sadece oynamak için uykunuz mutlaka bölünecektir. Bu durum çoğu bebekte 5-6.aya kadar sürer.Bu süre içinde size düşen görev bebeğinizin uyku alışkanlıklarını yerleştirebilmek için alıştırmalara başlamaktır. Yazının devamını oku »

Beyin için en iyi ve en kötü yiyecekler

Posted by: hamilelik on: 7 Mayıs 2009

Cemal DEMİR’in haberi
Evet doğru, alışveriş listeniz, yapılacaklar listenizle doğrudan alakalı. Çünkü yiyecekler, vücudunuzdaki en açgözlü enerji tüketicisine yani beyninize, ateşe odun atar gibi etki eder. Journal of Physiology bülteninde yayınlanan araştırmaya göre, vücut ağırlığımızın yüzde 2’sini oluşturan beynimiz, enerjimizin yüzde 20’sine el koyuyor. Gıda uzmanları David Zinczenko ve Matt Goulding, bu araştırma ışığında hazırladıkları listeyle, doğru gıda tercihleriyle verimliliğin yüzde 200 artırılabileceğini belirtiyor. Bu listedekileri yerseniz, ruh sağlığınızda çöküşü durdurup, hafızanıza kuvvet verebilir, kendinizi iyi hissetiren hormonlarınızı harekete geçirebilirsiniz. İşte o yiyecekler:
Yazının devamını oku »

Yenidoğan sarılığı

Posted by: hamilelik on: 26 Nisan 2009

Prof. Dr. Barbaros Ilıkkan
Sarılık yaşamın ilk haftalarında tüm yenidoğanların yüzde 60′ında görülür. Çoğunlukla bir hastalık nedeni değildir. Bebeğe zarar vermeden kendiliğinden geçer. Yeni doğan bebeğin erişkine göre daha yüksek olan hemoglobin değeri, kırmızı kan hücrelerinin kısa yaşam ömrü ve karaciğerlerin bilirubin’i ortamdan uzaklaştırabilme kapasitelerinin yetersiz olması sarılığın nedenidir.

Hastalıkla karıştırmayın!

Sarılığın izleminde önemli olan; hastalık nedeni olan sarılık ile yenidoğan dönemine özgü doğal sarılığın birbirinden ayırt edilmesidir. Bu da bebeği izleyen çocuk doktorunun görevidir. Bir hastalık sonucu olan sarılıkta bilirubin seviyeleri tehlikeli düzeylere çıkabilir ve özellikle sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebilir. Tehlikeli değerler bebeğin kaç günlük olduğuna, artış hızına, bebeğin ağırlığına ve hasta olup olmadığına göre farklılık gösterir. Bu nedenle sadece bilirubin’in rakamsal değeri ile karar vermek kesinlikle doğru değildir.
Yaşamın ikinci gününden itibaren başlayan, üç haftadan uzun sürmeyen, 15mg/dl’yi geçmeyen, sadece indirekt bilirubin’in yükseldiği ve kan uyuşmazlığı olmayan sarılıklar çoğunlukla fizyolojiktir ve tedavi gerektirmez. Bu tanımın dışında kalan sarılıklı bebekler çok yakından izlenmelidir. Sarılığın nedeni çok sayıda hastalık olabilir. Bu durumda önemli olan, sarılığın nedenini bulup, gerekiyorsa erken dönemde tedavisine başlayabilmektir. Kan uyuşmazlığı, karaciğer hastalıkları, hipotiroidi, enfeksiyon ve bazı özel beslenme gerektiren hastalıklar sarılığın nedeni olabilir ve tedavide gecikme, geri dönülemez hasarlar bırakabilir.

Yazının devamını oku »

Bebeklerin ay ay gelişimleri nasıl olur?

Posted by: hamilelik on: 26 Nisan 2009

Doğumdan sonraki ilk yıl bebeğinizi çok hızlı bir gelişim süreci bekliyor. Siz de bu keyifli süreci ay ay takip edebilirsiniz.

Yumuk yumuk gözlerini aralayarak size bakan bebeğiniz, o muhteşem duyguyu yani anne-baba olmanın tarifsiz hissini size yaşatıyor. İşte sizi bu süreçten sonra uzun bir maraton ve her ay bebeğinizle birlikte yaşayacağınız farklı bir macera bekliyor. Unutamayacağınız küçük anılarla dolu olacak yaşamınızda bebeğinizle birlikte onun gelişim evrelerini keşfetme şansı bulacaksınız. Onun gelişimine destek olmak, bu keşif döneminde sizin en önemli göreviniz. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer Seçkin, bebeklerin ilk yılında ay ay gelişim özelliklerini anlattı ve onun gelişimine destek olabileceğiniz önerilerde bulundu.

Yazının devamını oku »

Hamilelikte 15 Tehlike işareti

Posted by: hamilelik on: 26 Nisan 2009

Anne adaylarında normal hamilelik belirtileri dışında bazen bebekte hayati tehlikeye yol açacak durumlarla da karşılaşılabilir. Normal ve tehlikeli olabilecek belirtileri birbirine karıştırmamak ve zamanında önlem almak ise çok önemli. İşte bu riskli durumlar…

HAZIRLAYAN; ZUHAL KARABAŞ EYÜBOĞLU

Ne büyük mutluluk, bir bebeğiniz olacak! Hamilelik süreciniz başladığı andan itibaren yüreğinizi saran o tatlı heyecan duygusu, zaman zaman yerini endişeyle karışık duygulara bırakabilir, Her şey yolunda olmasına rağmen, her anne adayı gibi siz de bebeğinizin karnınızda sağlıklı olup olmadığını merak edebilirsiniz. Yaşayacağınız birtakım değişimler sebebiyle, "Her şey yolunda mı?, "Bebeğim sağlıklı mı?" gibi sorular kafanızı kurcalayabilir, Bu gibi durumlarda en önemlisi, kendinizi iyi dinlemek ve herhangi bir farklılık hissettiğinizde doktorunuza danışmaktır, Bu yüzden normal hamilelik belirtileri dışında başınıza gelebilecek durumlardan hangilerinin tehlikeli ve dolayısıyla da riskli olduğu hakkında kesinlikle bilgi sahibi olmalısınız, Biz de Amerikan Hastanesi’nden Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr, Alper Mumcu’dan, ne gibi durumların hamilelikte tehlike işareti olabileceğini sizler için öğrendik.

Belirtileri bilmek hayat kurtarıcıdır

Anne adaylarının çok büyük bir kısmı herhangi bir komplikasyon ortaya çıkmadan sağlıklı ve normal bir hamilelik dönemi geçirirler. Çok az bir kısmında ise maalesef kompllkasyonlar, tedavi gerektirebilecek durumlar ve hatta bebek kayıpları yaşanabilir. Bu istenmeyen durumların pek çoğu olay ortaya çıkmadan önce uyarı sinyalleri verirler. Bu belirtileri iyi bilmek ve uyanık olmak zaman zaman hayat kurtarıcı olabilir.

Yazının devamını oku »

Hamilelikte Demir eksikliği nedir, nedenleri nelerdir?

Posted by: hamilelik on: 26 Nisan 2009

Demir eksikliği, en sık görülen kansızlık çeşididir. İşte kansızlığın, hamilelikte anne ve bebeğe zararları, tedavisi ve almanız gereken önlemler…
HAZIRLAYAN-PRODÜKSİYON: BAŞAK DOĞRU

Anne adaylarınınen sık karşılaştığı sorunlardan biri olan demir eksikliği, nefes nefese kalma, halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İyi tedavi edilmezse hem anne hem de bebek için oldukça riskli sonuçlara yol açabiliyor. Hamilelikte demir eksikliği ve tedavi yöntemleri ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeyi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Elem Ayça Kaya sizler için anlattı.

Demir eksikliği bir kansızlık çeşididir. Normalde bizim kırmızı kan hücrelerimize rengini veren ve kanımızda oksijen taşıyan molekül hemoglobindir. Demir de hemoglobinin ana maddesini yapan elementtir.
Vücuda beslenme ile yetersiz demir alındığında, herhangi bir organımızdan kanama olduğunda (basur kanamaları, mide kanama-ları, idrar yollarında kanamalar veya her ay regl ile birlikte 4 günü geçen kanamalar olduğunda), demir emilimini bozan kronik ishallerde ve kurşunla zehirlenmelerde demir eksikliği ortaya çıkabilir. Demir eksikliği aslında en sık görülen kansızlık çeşididir. Erkeklerde yüzde 20, kadınlarda yüzde 35, hamilelerde yüzde 50, bebek ve çocuklarda ise yüzde 50-60 oranında görülür. Olaya hamilelik olarak baktığımızda neredeyse her iki hamileden birinde demir eksikliği görülür.

Yazının devamını oku »

Etiketler:

Bebekler neden ağlar?

Posted by: hamilelik on: 25 Nisan 2009

HAZIRLAYAN-PRODÜKSIYON: ŞENAY ÇELİK

9 aylık uzun bir süreçten sonra heyecanla beklediğiniz bebeğiniz artık kotlarınızın arasında.. Dünyaya gözünü açtığı ilk günden itibaren yeni dünyasını anlamaya ve si­zi tanımaya çalışıyor. O, bu dış dünyada kendini sadece sizin kollarınızda güvende hissedi­yor.

Bebeklerin ilk günlerde anne karnından farklı olan bu yeni yaşama alışması, sizin bu küçük misafire alışmanız kadar zor olabiliyor. Tabii anne karnındaki o güveni ve sıcaklığı bu­lamadığı zaman da tepkisini ağlayarak gösteri­yor. Çünkü ağlamak bebeklerin isteklerini ve dertlerini anlatabildikleri tek iletişim yoludur. Kamı acıktığında, altı kirlendiğinde, gazı oldu­ğunda veya canı sıkıldığında kendini en iyi ağ­layarak ifade edebiliyor. Bebeklerin ağlama di­lini çözmenin en iyi yolu ise anne ile birbirlerini zamanla tanımalarından geçiyor. İşte, bebeği­nizi kısa zamanda tanıyarak onun ağlama ne­denlerinin şifresini en kolay yollarla çözmenize yardımcı olacak önerileri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr, Şirin Göker anlattı.

Yazının devamını oku »

Bebekler neden ve nasıl ağlar?

Posted by: hamilelik on: 12 Nisan 2009

Bebekler üzerinde yapılan gözleme dayalı araştırmada sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını belirlendi.

Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, “Araştırmalar, ağlamanın da bir beden dili olduğunu gösteriyor. Bebekler acıktığında yüksek sesli kısa periyodlarla, uykusu geldiğinde yumuşak şekilde ağlıyor” dedi.

Pediatri Uzmanı Şükran Yıldırım, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını söyledi. Araştırmalar bebeklerin günde ortalama 1-4 saat ağladıklarını ortaya koyuyor. Bebeğin oldukça sessiz olmasının bir rahatsızlığa işaret edebileceğini kaydeden Yıldırım, “Ağlama şekilleri belli gruplara ayrılıyor. Bebekler acıktığında başka türlü, yorulduğunda başka türlü ağlıyor. Bebeklerin bu şifreli ağlama türlerinin bilinmesi anneliği de kolaylaştırıyor” diye konuştu. Yıldırım, bebeklerin ağlama türlerini ve ne anlatmak istediklerini şöyle sıraladı:

Yazının devamını oku »

Bebekler kabızlık sorunu ve çözümü

Posted by: hamilelik on: 8 Nisan 2009

Bebeğimiz üç gündür def-i hacet yapamıyor ve bu yüzden kıvranıyor sürekli ağlıyordu, onunla beraber bizde çaresizliğimize üzülüyorduk.
İnternetten çeşitli yöntemler aradık ve uyguladık zeytinyağı, masaj, annenin yemesine içmesine dikkat etmesi vb. gibi.

Neyseki imdadımıza kaynanam yetişti, armut pekmezi şerbeti içirince bebeğimiz rahatladı.Bezini tamamen doldurdu bizde o günü kadar böyle bir duruma şahit olmamıştık.
Bebeğimiz artık tekrar gülüyordu ve bizde rahatlamıştık.

Yağları Eriten 10 Aktivite

Posted by: hamilelik on: 8 Nisan 2009

İşte size yağlarınızdan kurtulmak için yapabileceğiniz 11 aktivite:

Hepimiz en kısa sürede yağlarımızdan kurtulmak isteriz. Hangi sporların ve eğlence faaliyetlerinin kalorilerimizden kurtulmamızı sağladığını bilmek şüphesiz bizim için faydalı olur.

Ancak, bu aktivitelere başlamadan önce doktorunuza danışın, spordan önce ısınmayı ve gevşemeyi unutmayın. İşte size yağlarınızdan kurtulmak için yapabileceğiniz 11 aktivite:

1. Koşu:

30 dakikalık bir koşu 450 kalori harcamanızı sağlıyor. Koşmak aynı zamanda kalp ve solunumla ilgili antrenman sunuyor. İyice ısının, uygun ayakkabılarınızı giyin ve sakatlanmamak uygun bir tempoda koşun.

Yazının devamını oku »

Etiketler:

RSS Timeturk.com Haberin gerçek adresi

RSS Birtabak.com Tarifler

  • An error has occurred; the feed is probably down. Try again later.

RSS İksir

  • Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)
    Günümüz dünyasında genetiği değiştirilmiş yaklaşık 1600 gıda maddesi var. Doç. Dr. Mesut Başak, bu ürünlerden uzak durmanın mümkün olmadığını belirtirken, mısır ve soyaya dikkat çekti. Çünkü bu ürünlerin katkı maddesi olarak kullanıldığını ve bu sebeple birçok ürünün içinde yer aldığını ifade etti. `Özellikle mısır nişastası, bebek mamaları ve tatlılarda yoğ […]
  • Domuz gribi nedir?
    Domuz Gribi, İnfluenza A virüsünün neden olduğu ve domuzlarda salgınlara neden olan bir solunum hastalığıdır. Domuzlardan insanlara bulaşabilmektedir. Domuz Gribinin Belirtileri nelerdir? Belirtiler normal insan gribi belirtilerine benzer ve • Ateş, • Öksürük, • Boğaz ağrısı, • Burun akıntısı, • Vücut ağrıları, • Baş ağrısı, • Titreme halsizlik bazı vakalard […]
  • Şifalı Bitkilerle İshal Tedavisi
    İshal; normal katılıktaki dışkının sulu veya yumuşak; sümüklü, kanlı veya yağlı bir şekil alıp, sık sık tuvalete çıkmak ihtiyacını doğurmasıdır. Bazen de ağrı yapar. İshal ve kabızlığın birbiri ardınca sık sık görülmesi kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. İshale halk arasında amel ve sürgün; tıp dilinde ise diare denir. İshalin nedenleri arasın […]

RSS Portakal Ağacı

  • Salı Sofrası, Haberler ve Buzdolabı Böreği
    Günler benim kalan son enerjimle koşturmaya çalışmam, her seferinde yorulmaya daha fazla dayanamayacağıma karar verip dinlendikten sonra başa dönmemle devam ediyor. Bu maratonun dünkü ayağında 3 yıldır görüşmeyi arzu ettiğim bir grubu eve davet etmeyi başardım. Menüde, milföylü talaş böreği,...
  • Teyzemin Sofrası
    Geçen haftanın son günlerinden birinde teyzemin kalabalık misafir grubunun sofrasını fotoğraflamaya gittim. Teyzemin menüleri hep çok çeşit içeriyor ama bunda onun yaptıkları kadar gelen misafirlerin de birşeyler getiriyor olması önemli bir etken. Belki de onun sofralarını çekmeyi sevmemin sebeplerinden biri...
  • Perşembe Kahvaltısı ve Ispanaklı Pizza
    Bu aralar hazır enerjim varken, davet edebildiğim kadar çok kişiyi evde ağırlamaya çalışıyorum. Görüşmek istediğim, önceden sözleştiğim kim varsa sırayla davet ediyorum. Yarın gene bir misafirim var. Geçen hafta da İstanbul'daki küçük aile kolonimizi ağırladım. 4 aile bir araya gelip...

Blog Stats

  • 72,654 hits

RSS Gidahareketi.org

  • Yasakladık balonu da söndü
    GDO ile ilgili olarak Tarım Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik tepkiler üzerine değişitirildi. Ancak değişiklikle GDO'ların transit geçişine de izin verildi.
  • Saç boyası genç kızı bu hale getirdi
    The sun'ın haberine göre, Abigail Colbourne adındaki 15 yaşındaki öğrenci saçını boyadıktan sonra , boyaya karşı aşırı reaksiyon göstererek bu hale geldi.
  • Genetiğimle oynama
    Genetiği ile oynanmış mısır ve soyayı on yıldan fazla bir süredir ithal ediyor ve afiyetle yiyoruz. Bizim besi, süt hayvanları da yiyor. Rakam öyle ufak tefek değil, her ikisinin ithalatı da milyon tonun üstünde, çoğu da Amerika'dan ithal ediliyor.
  • Kozmetik ürünlerinde insan yağı bulundu
    Peru'da insanları öldüren ve cesetlerden elde ettikleri yağları kozmetik sektöründe kullanılması için karaborsada satan bir çete ortaya çıkarılırken, uzmanlar, insan yağı konusunda büyük bir piyasa olduğu varsayımına şüpheyle yaklaşıyor.
  • GDO’nun etkisi hemen belli olmaz
    Tartışmalara yol açan GDO'lu ürünlerin olumsuz etkileri tartışılmaya devam ediyor. Peki GDO'lu ürünlerin muhtemel etkileri nelerdir ve ne kadar sürede etkiler? İşte çarpıcı açıklamalar:
  • Gıda politikaları geleceğimizin garantisidir
    96 yılında farklı ürünlerde, Mısır, Soya, Kanola ve zaman içinde de pamukta bu teknoloji uygulanmaya başlandı. Üretici firmaların savunma noktası, bu çeşit üretimin gıda açlıklarına çözüm olacağıydı.
  • Domuz gribi korkusuyla sağlığınızdan olmayın
    Sağlık Bakanlığı, domuz gribi (H1N1) pandemisi dolayısıyla piyasada kullanımı artan antibakteriyel el temizleme jeli, sıvısı, köpüğü gibi ürünlerin ambalaj ve tanıtım materyallerinde, tüketicinin yanıltıldığı ve halk sağlığını tehdit edici durumların oluşturabileceğini belirtti.
  • Amerika kendini, kendi silahı ile vurdu
    Dünyadaki açlığa çözüm olacağı iddiasıyla geliştirdikleri teknoloji ABD'nin sahte yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. İşte ABD'nin yalanını ortaya çıkaran haber
  • Kim büyük bir deneyin parçası olmanın heyecanını yaşamak istemez ki…
    Domuz gribi aşısına karşı tutumuyla bilinen, aşının güvenilirliği konusundaki endişeleri sürekli dile getiren ve aşının yan etkileri nedeniyle zarar görmüş insanların yaşadıklarını anlatabileceği bir web sitesi kuran “Natural News” ABD’de yöneticiler tarafından yapılan komik önerileri, aşı güvenirliğini ve biraz da günümüzün beslenme bozukluğunu alaya alan “ […]
  • Sağlık Bakanı ailesine neden domuz gribi aşısı yaptırmadı?
    Hem oğlu hem de kızının domuz gribine yakalandığını ama iyileştiklerini açıklayan Bakan Akdağ, "kızımı aşılatmaya fırsat bulamadım. Eşim de ilaç kullandığı için aşılanmadı" dedi.